19 Haziran 2019 Çarşamba

LOZAN ZAFER Mİ? HEZİMET Mİ?



LOZAN ZAFER Mİ? HEZİMET Mİ?

Tarihçi Mustafa Armağan Lozan Barış Anlaşmasının bir hezimet olduğunu söylüyor. Armağan’a göre görüş farklılığı olabilecek tek konu hezimetin büyüklüğü:

"Lozan bir zafer değil hezimet olduğu açık fakat kaç sıfır yenildiğimiz hususu 3 sıfır mı, 5 sıfır mı, 7 sıfır mı olduğu tartışılabilir; bu noktada görüşlerimiz farklılaşabilir. Misak-ı Milli hedeflerine bile ulaşamamış, Batum’u, Antakya’yı, Adaları, Batı Trakya’yı alamamış; Kıbrıs’ı, Mısır’ı Sudan’ı İngilizlere bırakmış bir anlaşmadır. 

Neticede bizim canımızı dişimize takıp kazandığımız, o kadar şehit verdiğimiz İstiklâl Harbi’mizin kazandığımız zaferin bir karşılığı olmamıştır. 

Batı Trakya, o tarihte daha fazla Türk içeriyordu. Misak-ı Milli bize Türklerin çoğunlukta yaşadığı yerler Misak-ı Milli’ye dahildir deniyordu. Batı Trakya, Yunanistan’a bırakılıyor, Doğu Trakya Türkiye’de kalıyor, Batı Trakya’nın Yunanistan’a kalmasının hiçbir makûl açıklaması olamaz. 

Eğer bir zafere kazanmışsanız zafer kazandığınız ülkeye nüfusu yüzde 80 Türk ve Müslüman olan bir bölgeyi bırakamazsınız bu açık bir hezimettir. 

Ege adaları, İtalyanlara bırakılmıştır, Ege Adaları onların hakkı değildir. Ege adaları İtalyanlara geçici olarak bırakılmıştır ama Lozan’da bunlar mevzu bahis edilememiştir. Lozan’ın zafer olduğu bir yanlıştır."

ATATÜRK OLMASAYDI OLURDUK-2


ATATÜRK OLMASAYDI OLURDUK-1


17 Haziran 2019 Pazartesi

0SMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ


Sultan II.Abdülhamid'in açlıktan ölen şehzadesi: Ahmed Nuri Efendi



Sultan II.Abdülhamid'in açlıktan ölen şehzadesi: Ahmed Nuri Efendi

Sultan II.Abdülhamid’in 3. oğlu Şehzade Ahmed Nuri Efendi'nin trajik hayat hikayesini Türkiye gazetesi yazarı Prof. Dr. Buğra Ekinci, köşesinde yazdı.

Saltanat ve halifeliğin kaldırılmasının ardından yurt dışına sürülen Osmanlı hanedanı üyeleri perişan halde hayat sürdü. Kiminin cenazesi aidat ödenmediği için kemikleri kimsesizl
er mezarlığındaki mazgala atıldı, kimisi de ev sahibinin acıyarak kira almadığı pansiyonda hayatını kaybetti.

İşte bunlardan birisi de Sultan 2. Abdülhamid'in 1978 yılında doğan 3. oğlu Şehzâde Ahmed Nuri Efendi oldu. Türkiye gazetesi yazarı Prof. Dr. Buğra Ekinci, açlıktan ölen şehzadenin dram dolu hayatını köşesine taşıdı.

Vefakar eş: 1924 yılında halifelik kaldırılıp Osmanlı hanedanı sürgün edildiğinde Şehzâde Ahmed Nuri Efendi, 46 yaşında bir miralay (albay) idi. Zaten zevcinden ayrı yaşayan Fahriye Hanım, boşanarak İstanbul’da kalabilirdi. Ama öyle yapmadı. “Efendinin ekmeğini yedim; onu gurbette yalnız bırakamam” dedi ve zevci ile beraber sürgüne gitmeyi tercih etti.

O zaman ailenin çoğunun yaşadığı Nice’e geldiler. Fahriye Hanım, 1940 senesinde burada vefat etti. Şehzâde, vefakâr ve çilekeş zevcesinin cenazesini Şam’da Süleymaniye Câmii hazîresindeki aile kabristanına defnettirmeye muvaffak oldu.

Seyyar satıcılık yaptı: Şehzâde, seyyar satıcılık yaparak geçinmeye çalıştı. Resme ve mimarlığa olduğu kadar, kimyaya da vâkıftı. Nice’te evinde veya kaldığı otel odasında imal ettiği sabun gibi tuvalet malzemelerini satarak bir müddet geçinmiş; eşe-dosta da bunlardan hediye etmiştir.

Açlıktan ölüyorum: II. Cihan Harbi, hanedanın vaziyetini daha da fenalaştırdı. İş bulamayan Nuri Efendi, perişan bir vaziyete düştü. 1944 senesi Ağustos ayında Fransız Rivyera’sındaki Digne şehrinde bir parkta açlık ve hastalıktan vefat etmiş bulundu. Bir kimsesizler mezarlığına defnedildi. 20 sene süren sürgün hayatını 66 yaşında tamamlamıştı.

Cebinden mektup çıktı: Halası Mediha Sultan’ın torunu olan Fethi Sâmi Bey anlattı: “Ahmed Efendi’yi tanır ve severdim. Digne’de bir parkta ölüsünü buluyorlar. Polis gelip bakıyor. Cebinden bir mektup çıkıyor. Mektupta, ‘Ben ölürsem, kimseyi suçlamayın; zira açlıktan ölüyorum. Bir sinemada piyano çalarak hayatımı kazanıyordum. Şimdi bu işi de bulamıyorum. Beni bir Müslüman olarak defnedersiniz’ yazıyor. Bunu babam öğrenmiş, bize anlattı.”


https://www.internethaber.com/sultan-2-abdulhamidin-acliktan-olen-sehzadesi-ahmed-nuri-efendi-foto-galerisi-2027457.htm?page=7